Öncelikle kişisel blogum için bu ilk yazımı yazmanın eşsiz heyecanı ve sevinci içindeyim. Bu satırları yazdıktan ne kadar sonraya yayına alırım bu yazıyı ya da siteyi bilmiyorum. Ancak bu yazının “Karantina Günlerinde” yazıldığını belirtmek isterim. Bu neden belirtmek istediğim bir nokta olduğuna dair bir izahım yok. Sanırım içe döndüğüm ve uzun zamandır aklımda olan ama yapmaya fırsatım olmayan şeyleri yapmaya başladığım günlerin ancak bir karantina vasıtasıyla geldiğini sizlerin nezdinde belirtmek istedim.

Bu kadar serbest çağrışım içeren bir girişten sonra gelelim asıl mevzuya. Burada ne olacak? Bu blog niçin var? Öncelikle bunu hakkımda sayfasını yazarken ya da konuşmalar-yazılar-projeler kısmını tasarlarken çokça irdeledim. Ancak hiç derli toplu yazmadığımı fark ettim ve tam da bu konuyu izah ederek yazılarıma başlayabileceğimi fark ettim.

Bu blog neden var?

Öncelikle benim bir derdim var. Bu derdim içerisinde var olduğum topluma dair üzerinde yaşadığım vatana dair bir dert. Bu toprakların birçok alanda hak ettiğine ulaşamadığını düşünmekteyim. Gençlerimizin eğitimi konusunda olan yetersizlikler, yine gençlerin geleceğe dair umutsuz olması, aileler bazında ve bireyler bazında refah düzeyinin çok düşük seviyelerde olması, istikrarsızlığın getirdiği karamsarlık, adaletsizliklerin sıkça yaşanıyor olması, torpil-adam kayırma düzenine doğru durmak bilmeksizin kayış ve ülkemizde yaşanan daha pek çok sorun bulunmakta. Ancak insanlarımız bu sorun karşısında ya ülkeyi terk etmekte ya sorunu görmezden gelmekte ve kendine değene kadar bunu dikkate almamakta buluyor çareyi ya da bunlar karşısında sadece söylenerek ve hatta küfrederek geçiriyor günlerini.

Ben bu düzene karşıyım ve benim derdim bu yaşananları düzeltmek. Tamamını tek başıma düzeltemeyeceğimin ve hepsine yetişemeyeceğimin farkındayım zaten. Tam olarak da bu blog benim bu farkındalığımın bir sonucu olarak doğuyor. Bu blog üzerinden bir çağrı başlatıyorum gayem bu. Ben bugüne kadar bu karanlıkla mücadelede farklı yollar denedim, denemeye devam ediyorum. Konuşarak, yazarak ve etkinlikler gerçekleştirerek verdiğim mücadelemde bu blogun vazifesi bunların toplandığı, derlendiği ve benzer dertleri olan insanlara sunulduğu bir araç olması. Bunun nihayetinde ben benzer dertlere sahip insanlarla etkileşime geçmek ve bu kıymetli mücadelede destekleşmek istiyorum.

Bu blogda ne var?

Yukarıda bahsettiğim amaç doğrultusunda burada yaptığım işler var. Neler bunlar projeler, konuşmalar ve yazılar. Bir yandan onları yapmaya devam ediyorum elbette. Farklı mecralarda yazılar yazmaya ve fırsat buldukça derdimi anlatan konuşmalar özellikle çağrılar yapmaya gayret ediyorum. Ancak bunları daha fazla insana ulaştırmak adına burada derliyorum. Bunların yanı sıra yaptığım ilk etkinlikten halen devam eden etkinliklerime kadar geniş bir skalada mevcut. Planlama sürecinde, oluşum sürecinde yahut tasarımında yer aldığım ve kıymetli bulduğum birçok işi buraya yükledim. Bunların içlerinde hem detaylı olarak ne oldukları hem de nasıl dertlerden ortaya çıktıkları bulunmakta. Nasıl çözümler üretmeyi hedeflediğimiz ve ne kadar etkili olduğumuz da yine aynı şekilde yer almaktadır.

Bunların dışında ise Blog’u bir paylaşım platformu olarak kullanmakta var fikirlerim arasında. Bu nasıl olacak? Yazılar kısmında konuk olduğum dergi ve bloglar mevcut. Oralara bir yönlendirme yapılmakta. “Blog” kısmında ise direkt bu siteye yüklemiş olduğum yazılar yer alacak. Oradan yayınlamış olduğum içerikleri takip edebilirsiniz. Bloga yüklediğim yazıların konularına gelecek olursak: Siyaset, Fikir, Sanat, Kültür ve Sivil Toplum olacak.

Bu içeriklerin detayları neler olacak?

Öncelikle aklıma gelen yeni proje bazlı fikirleri “Fikir” kategorisi altında ele alacak ve aktif bir karşılıklı etkileşim gerçekleştireceğim. Zira bu blogu kullanma şeklim bir monolog aracı olması gayesi taşımıyor. Bu nedenle ne kadar etkileşim olursa ben amacıma o kadar ulaşmış olurum. Yazdığım taslak fikirleri geliştirmek konusunda destek olan ve görüş belirten herkese açığım.

Kültür ve Sanat başlıklarını ayrı ayrı kullancağım. Zira sanatı takip ediyorum ve takip ettiğim eserleri paylaşmak çok keyif veriyor. Sanat kısmını daha çok bu şekilde kullanırken Kültür kısmında planım çeşitli alt kültürleri anlatmak ve tanıtmak olacak. Alt kültür kelimesi zihninizde etnik grupların kimliklerini canlandırmasın. Kastım farklı etkinliklerin inşa ettikleri kültürleri incelemek. Ve bunun yanı sıra bir kültür inşasının nasıl olması gerektiğini burada inceleyecek yeri gelecek kültür bazlı eleştirilerimi yükleyeceğim.

Siyaset kısmında ise yine başlığa nazaran bir hüsran oluşturacağım. Çünkü gündelik aktif siyasetten değil daha çok “Siyaset Bilim”inden bahsedecek ve öğrencisi olduğum disiplinde dikkatimi çeken konuları hem bir öğrenci hem de bir vatandaş olarak inceleyeceğim. Bazen ilgimi çeken konuları incelerken bazen de bilinmesi gerektiğini düşündüğüm noktalarda içerikler üreteceğim. Bu konunun bir yansıması olarak yakın Siyasi Tarihimize girip girmeme konusunda henüz kararsızım. Lakin girme niyetim var.

Gelelim benim en çok özen göstereceğim konu olan “Sivil Toplum”a. Yazılarımın eksenlerinden birisini oluşturacak kategori zira ben değişimin etkin bir ayağını da “Sivil Toplum”un oluşturacağını düşünmekteyim.

Bir de “Ne Var, Ne Yok?” diyeceğim

Bir de kendi bloğum üzerinden daha rahat deneyeceğimi düşündüğüm bir olay var o da elektronik bir bülten çıkarmak. Ancak bu bülten diğer abone olduklarınızdan daha farklı olacak. Kendi gündelik hayatım sırasında kenara not aldığım bilimum şeyden müteşekkil ve ne zaman geleceği belli olmayan bir bülten olacak. İçerisinde bazen anketlerle nabız ölçerken bazen de davetlerle sizi sağa sola çağıracak. Bir düzen içerisinde atmayacağım ve gerçekten bir anda size hayattan bir şeyler paylaşmak amaçlı olacak. Buna da anasayfada yer alan kısımdan abone olabilirsiniz.

Tabi ki…

Bir de doğrudan bir iletişim kısmı var. Burayı gerçek bir etkileşim trafiği yaratma amacıyla koydum. Eğer bu bloğa girer ve içeridekiler bir şekilde sizin ilginizi çekerse direkt oradan ulaşın bana. Her geri dönüş önemlidir.

Sağlıcakla kalın, Görüşmek dileğiyle.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir